Kayıt Ol

Natalie Cole 65 Yaşında Öldü

Cumartesi, 02 Ocak 2016 11:37 Haberler
(0 oy)

O hep babasının kızı olarak kalmayı seçti... Natalie Cole 65 yaşında öldü.

Nat `King` Cole`un en sevilen şarkılarından, dillere pelesenk "L-O-V-E" albümünü yayınladıktan sadece üç ay sonra öldüğünü biliyor muydunuz? Öldüğünde henüz 45 yaşında genç bir adamdı. Sene 1965. İnanılmaz sigara içerdi. Doktorlar son dönemlerinde sağlığı bakımından çok fazla uyarıyorlardı üstelik tam o sıra 19 yaşında İsveçli dansçı Gunilla Hutton ile bir yasak aşk yaşıyordu. Son sıralarda aşırı kilo kaybetmişti ve sırtında dayanılmaz ağrılar vardı. Bir gece, konser sırasında ağrıları dayanılmaz hal alınca arkadaşlarının yardımıyla hastaneye götürüldü, çekilen filmlerde sol akciğerinde kanserli tümör açıkça görülüyordu. Ağır sigara tiryakiliği, sıradışı hayatı, stres derken 15 Şubat 1965`de Santa Monica`da hayata gözlerini yumdu. En başta söylediğimiz gibi, efsanevi albümü "L-O-V-E" çıkalı daha üç ay bile olmamıştı. Tüm zamanların en önemli hitlerinden biri olduğunu göremedi. Üç kardeşi vardı Cole`un, abisi Eddie, kardeşi Ike ve küçük kardeşi Freddy. 85 yaşında ve ünlü bir caz şarkıcısı olan Freddy artık ailenin hayattaki tek üyesi. Şimdi artık kızı Natalie de öldü.

O hep babasının kızı olarak kalmayı seçti...

Belki hiç bir zaman çok güzel bir kadın olmadı Natalie Cole -babası da yakışıklı biri değildi- ama allah vergisi aile mirası sesi ve gözbebeklerinin kendine has bir pırıltısı vardı. Sahneye çıktığında, mikrofona doğru yürürken star ışığı denen şeyi onda görürdünüz. Hani, Fransız kadınları için söylenen güzel olmayanı dahi çekicidir, alımlıdır sözü Natalie Cole için biçilmiş kaftandı. Hollywood yıldızlarından rol çalacak kadar dikkatleri üzerine çekmeyi bilirdi.

Belki babası gibi değil ama Natalie de yoğun sağlık sorunları yaşadı. Sonu ölüme varan son yıllardaki kalp yetmezliğinden önce yetmişli yıllarda ağır uyuşturucu bağımlılığı sorunları olan başarılı şarkıcı babası öldüğünde henüz onbeş yaşında genç bir kızdı. Hareketli bir aşk ve evlilik hayatı olan `King` Cole`un ikinci karısı, şarkıcı Maria Hawkins Elington`dan beş çocuğu dünyaya geldi.

Natalie babasıyla fazla zaman geçiremedi, daha onbeş yaşındaydı, ayrıca, babası çok fazla konser konser dolaşan biriydi ama benzeri bir aileye sahip olan her çocuk gibi kızı da babasının ayak izlerini takip etmeyi seçti. Müzik dünyasında adı konulmamış bir kural vardır, eğer çok ünlü bir babanın çocuğuysanız hayata öyle çok da avantajla başlamazsınız. Evet, belki bazı kapılar daha kolay açılır ama zihinlerdeki önyargılar sizi her an mahkum etmeyi bekler gibidir. Böyle sayısız örnek yok mu? Yazılı olmayan bu kuralı aşabilen istisnalardan biri oldu Natalie Cole. Babasından daha ünlü olmadı, öyle değil ama hem ayakları üzerinde durmayı hem kendi kariyerini inşa etmeyi başardı.

Her ne kadar bizim için Natalie Cole bir caz şarkıcısı olarak anılsa da aslında Amerika da onun söylediği tarza `traditional pop` deniyor. Yani, bildiğimiz anlamda bir caz şarkıcısı sayılmaz. Babası da öyleydi. Yetmişlerde R&B ve soul şarkılar söyleyerek başladı. İlk adımlarını atmaya başladıktan sonra babasının ismi ve mirasını takip etmeyi seçti. 1976 ile 2009 yılları arasında tam 9 Grammy ödülü kazandı. 1976 tarihli "This Will Be" ile 1992 tarihli "Unforgettable… With Love" arası tam bir ödül avcılığı dönemidir. 1992 albümü dünya çapında inanılmaz satış rakamları yakalamayı başarmış bir kayıttır. Benzeri bir başarıyı, olmaz denildiği zaman, 2009`da "Still Unforgettable" ile bir kez daha yakalamıştır. Başarı hikayesinin başında ise yetmişli yılların başlarının şarkı yazarı ikilisi Chuck Jackson ve Marvin Yancey ile tanışması yatar. Bu tanışmayı sağlayan ise Curtis Mayfield`dır. Mayfield, Cole`un Capitol firmasıyla iyi bir anlaşma yapmasını da sağlar. Tabii beraberinde Jackson ve Yancey ikilisiyle birlikte. Yancey ile sonradan hayatlarını da birleştirirler ama bu evlilik sadece 1980 yılına kadar sürer. Sonradan iki evlilik daha yapar, onlardan boşanmayla sonuçlanır.

Yetmişli yıllar, Cole`un aynı zamanda uyuşturucu sorunlarının da başladığı yıllardır. Otobiyografik kitabı "Angel on My Shoulder"da bu dönemi ayrıntılı olarak anlatır başarılı şarkıcı. Hem de ağır bağımlıdır. Eroin, kokain… Tüm büyük bağımlılıklarla uğraşır. 1975`de Kanada`da bu sebeple tutuklanır. Hatta, anılarından oğlunu nerdeyse tehlikeye bile attığını anlatır. 1983 yılında rehabilitasyona girer.

Yetmişlerde yayınladığı "Inseparable", "Natalie", "Thankful", "Unpredictable", "Love You So" gibi hitleri ödüller kazanır. Seksenlerde de başarılı hitler yayınlamayı sürdürür ama Bruce Springsteen coverı "Pink Cadillac" farklı bir tarzda da başarıyla söyleyebildiği yorumlarıyla karşılanır. 1991 yılında yayınlanan "Unforgettable" ise tümüyle başka bir dönemin kapsını aralamıştır. Dünya çapında tam 5 milyon adet satar bu albüm. Nerdeyse tüm Grammy`leri alır. Babasıyla yaptığı sanal düet albümü başarısını perçinler. 1994`de "Holly & Ivy", 1996`da "Stardust" gibi albümler gelir. 2002, 2006 hep yeni albümler yayınladığı yıllardır. 2009 yılında yayınladığı "Still Unforgettable" da ödüllere boğulur. Christmas şarkıları çalışması, 2013 tarihli "En Espanol" isimli İspanyolca albümü son dönem çalışmaları olarak kayda geçer.

Televizyonların da aranan yüzlerindendir. Tüm büyük konser prodüksüyonlarının aranan isimlerindendir. Bu konuda yaptıklarını saymaya kalksak inanılmaz bir liste yapmamız gerekir. Filmlerde ve TV dizilerinde de yüzünü sık sık gösterir.

Tüm bu büyük başarılara, inanılmaz albüm satışlarına, dünya çapında konserlere rağmen Stephanie Natalie Maria Cole hep babasının kızı olarak kaldı. Öyle kalmayı seçti. Babasının gölgesinde kalmamaya çalışırken de, artık en az babası kadar ünlü ve başarılıyken de bu imajına zarar vermemeyi hiç ihmal etmedi.

Okunma 721 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 02 Ocak 2016 11:40
Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Layouts
Colors