Kayıt Ol

Banu Güven Quartet İle Caz Yolculuğu

Perşembe, 04 Şubat 2016 13:52 Haberler
(0 oy)

Haberci kimliğinin yanı sıra caz tutkusunu da sahneye taşıyan Banu Güven, Banu Güven Quartet ile Nilüfer ‘Caz Tatili’ Festivali’nde sahneye çıkmaya hazırlanıyor.

Bursa’da düzenlenen Uluslararası Nilüfer ‘Caz Tatili’ Festivali ile bu haftada birbirinden ünlü isimlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Ece Göksu Quartet, Fun Fatale, Banu Güven Quartet ve Emin Fındıkoğlu+12 cazseverlerle buluşacak.

Festival bugün “Caz benim için en özgür ifade yolu” diyen Ece Göksu Quartet ile haftaya başlangıç yapıyor. Nazım Hikmet Kültürevi’nde yapılacak konser saat 20:00’de başlayacak.

5 Şubat Cuma günü ise Fun Fatale, saat 21.00’de Sanat Mahal’da sahnede olacak.

Haberci kimliğinin yanı sıra caz tutkusunu da sahneye taşıyan Banu Güven, Banu Güven Quartet ile 6 Şubat Cumartesi günü saat 20.00’de 15 Eylül Kıraathanesi’nde sahneye çıkmaya hazırlanıyor.

7 Şubat Pazar günü ise haftanın kapanışını Türk cazının üstatlarından piyanist ve besteci Emin Fındıkoğlu yapacak. Emin Fındıkoğlu +12 ile saat 20.00’de Eker Meydanı’nda caz severlerle buluşacak

Eker Meydan da ücretsiz olarak izlenebilecek konserler, diğer salonların kültür sanat gişelerinde 10.00 TL ila 15.00 TL olarak iki farklı fiyatla müzikseverlerle buluşacak.

Uzun senelerini haberciliğe veren Güven, Yurt Gazetesi’ne verdiği röportajda 18 Temmuz 2014 tarihinde Nardiss Jazz Club’da ilk kez sahneye çıkmadan önce açıklamalarda bulunmuştu Uzun zamandır sahne yapmak istediğini belirten Banu Güven, ‘Caz’la nasıl tanıştığını şöyle anlatmıştı:

"Cazı ilk kez Ella Fitzgerald’la duydum. “Basin Street Blues”u söylüyordu. Orada Louis Armstrong taklidi yapar bir de. “Ne kadar tatlı, ne kadar neşe veren bir şey bu müzik” diye düşünüyordum hep. TRT 3’ün şu an olmayan o harika programlarını dinliyordum. Şebnem Tüfekçi, Yavuz Aydar ile Hülya Tunçağ benim hocalarım sayılırlar. Sonra “Billie Holiday var, tanıyor musun?” diye sordular. Bir anda kendimi Miles Davis konserlerinde buldum. İstanbul festivallerinde çok iyi müzisyenler çalıyordu. Geceden kuyruğa girip, bilet bulamadığım konserlere Açıkhava’nın tellerinde delik açmak suretiyle içeriye girdiğimi hatırlarım.”

"Önce standardı öğrenmek, daha sonra kendinizi geliştirmek zorundasınız."

“Ben yıllarca gece programları yaptım. Nardiss Jazz Club, o zamanlar yeni açılmıştı. İşten dolayı gidemiyordum ama ne olup bittiğini hep takipteydim. Sonra Sibel Köse’nin bir atölyesi olduğunu öğrendim. Bir zaman sonra oraya gitmeye başladım. Sibel Köse gibi önemli ve çok saygı duyduğum insanların elime değmesi büyük bir ayrıcalık benim için. İlk başta sevdiğim bir takım şarkıları duyduğum gibi söylemeye, daha sonra nasıl söylemem gerektiğini öğrenmeye çalıştım. Önce standardı öğrenmek, daha sonra kendinizi geliştirmek zorundasınız ki özgürleşebilin… Müzisyen olmak isterdim ben. Ancak müzisyenlerin hayatı çok zor. Çünkü müzik de bugün klibiyle, görünüşüyle paket halinde satılıyor. Caz o yüzden apayrı bir yerde duruyor; yüksek bir müzik.”

 

Okunma 1074 defa Son Düzenlenme Perşembe, 04 Şubat 2016 13:56
Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Layouts
Colors