Kayıt Ol

Şenay Lambaoğlu ile Söyleşi Özel

Çarşamba, 09 Mart 2016 05:46 Caz Sanatçıları
(0 oy)

Şarkı yazarı ve yorumcu kimliğiyle tanıdığımız caz müziğin özgün seslerinden Şenay Lambaoğlu yeni albümü Başka Türlü Bir Şey`i yayınladı. Üçüncü albümünd Lambaoğlu Can Yücel`den Hazım Hikmet`e, Ömer Hayyam`dan Füruğ Ferruhzad`a unutulmaz ozanların şiirlerini yorumluyor.

Cazın kendini en kolay ifade ettiği dil olduğunu söylüyor ama yıllardır yorumcu kimliğiyle, özgün tarzıyla kendine alternatif bir yol çizmeyi de sürdürüyor. Ayrıca, şarkı yazarı kimliğiyle de öne çıkan Şenay Lambaoğlu’nun yeni albümü “Başka Türlü Bir Şey” kısa süre önce vitrinlerde yerini aldı. Ona ilham veren şair ve şarkı yazarlarının ve farklı dönemlerin efsane şarkılarının cazla temas ettiği yeni albümü tıpkı yeniden yorumladığı Yeni Türkü şarkısındaki Can Yücel sözleri gibi; "Rengi başka tadı başka".

Lambaoğlu’nun "Farketmeden", "Sensiz Olmaz" gibi şarkılarla birlikte Can Yücel’den Ömer Hayyam’a insanı ve hayatı en güzel anlatan şairlere de saygı duruşu yaptığı albüm dinler dinlemez insanı duygularına doğru çekiyor. Albümde Şenay Lambaoğlu’nun sesindeki duruluk ve yumuşaklık şarkıların sözlerini zarafetle işliyor. Sony Music etiketiyle yayımlanan albümün yapımcısı ve aynı zamanda düzenlemelerde imzası olan caz piyanisti ve besteci Can Çankaya. Dağhan İşhan’ın çektiği isim şarkısının klibi çoktan yayında ve yenisi de geliyor. Bir yandan da yeni albümün ilk konserini Salon İKSV‘de gerçekleştiren Lambaoğlu, girdiği yoğun konser trafiğiyle sahnelerde yerini alıyor. Şenay Lambaoğlu ile kariyerini, şarkılarını, albümünde yer verdiği ozanları ve ona cazı sevdiren isimleri konuştuk.

Şenay Lambaoğlu: "Hayatımda başka renklere ve dünyalara ait şeyler duymaya ihtiyacım var..."

Son albümünüzü tarif ederken kısaca size ilham veren şiirleri ve şarkıları yorumladınız diyebilir miyiz?

“Başka Türlü Bir Şey” albümü beslendiğim, ilham aldığım, kahramanlarım diyebildiğim şair ve şarkı yazarlarından oluşuyor. Türkiye’de müzik tarihine yön vermiş çok önemli isimleri bir araya getirmeye çalıştık. Özellikle bizim gibi çizginin daha dışında yol almaya çalışan her şarkı yazarının mutlaka Fikret Kızılok’un, Mehmet Güreli’nin, İlhan Şeşen’in, Özdemir Erdoğan’ın izini sürmüşlüğü vardır.

Peki, sizde anıları olan şiirleri, şarkıları caza mı uyarlamaya çalıştınız ve albüme güç veren ilk şarkı hangisi oldu?

Aslında, cazla hoş bir diyalog kurmaya çalıştık desek daha doğru olur. Şarkıların melodik yapısına, şiirlere ve şarkı sözlerine uyumlu yeni bir şeyler tınlasın istedik ki bu konuda albümün prodüktörü ve aranjörü Can Çankaya`nın imzası var. Ama çıkış noktamızı belirleyen şarkı “Başka Türlü Bir Şey” oldu. Sevgili Derya Köroğlu, bu projenin hayata geçmesinde ve ilk adımı atmamızda cesaret verdi. Hem çıkış şarkısı olması hem de albüm adı olması da gerçekten başka türlü şeyleri hayatımıza çekmek istememizdendir. Bildiğim, tutunduğum her ne varsa bir kenara bırakıp başka güzel şeylere akmak istedim...

Yorumcu kimliğinizi uzun zamandır belirli bir çevre iyi biliyor; peki sizce ilk büyük adımınız nasıl gerçekleşti?

Uzun yıllara dayanan bir yorumcu kimliğim var evet; fakat kendim için hayatta yaptığım en güzel şey yazdığım şarkılarla dinleyicilere dokunmaya çalıştığım albümüm “İçimde Aşk Var”ı hayata geçirmek oldu.

Yeni albümde hüzün de var umut da, peki siz kendi albümünüzü bize nasıl tarif edersiniz?

Bu yolculukta umut da var, hüzün de...

Şenay“Başka Türlü Bir Şey” elindekilerle yetinmeyen, sunulanın dışında arayışları, beklentileri, hayalleri ve sorguladığı şeyleri olanlar için yola çıktı. Bu yolculukta hem umut var hem de ardımızda bıraktıklarımızın hüznü... Kendini arayan herkes gibi ben de bir yolculuğun içindeyim.

Büyük ozanların eserlerini yorumluyorsunuz ama, diyelim Can Yücel ve Nazım Hikmet bambaşka duygular çağrıştırırken Hayyam ayrı bir yerde, peki siz hangi hislerle yaklaştınız?

Tüm bu büyük ozanlarla buluştuğum temel nokta içimdeki insan sevgisi aslında. İnsanı ve insana dair her ne varsa öyle güzel anlatıyorlar ki kalbimizdeki temel duyguları tekrar hatırlayıp öze dönebilecek cesareti veriyorlar bana. Şiir seven birinin kin ve nefret duyguları beslemesi mümkün değil. Günden güne çirkinleşen dünyamızda saflığını koruyan şeydir şiir. Ben çocuksu bir merak ve heyecanla kanatlarının altına girmek istedim tüm bu şahane isimlerin.

Tıpkı ünlü caz standartlarını söyleyen isimler gibi aslında siz de caz müziğini dinleyiciye biraz daha yaklaştırıyor gibisiniz; ünlü şarkılara yorumlamak böyle bir yol sayılabilir mi?

Müziğin birleştirici gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm şu günlerde, işe, müzik türleri arasındaki yakınlaşmayı ve buluşmayı sağlayarak başlamak istedim. Caz benim kendimi en kolay ifade ettiğim dil ve bu eksen içerisine sevdiğim başka ne varsa eklemek istedim. Samimiyetle yapılan herşey dinleyicilere bir şekilde yaklaşabilir. Ünlü şarkıları dinleyiciye yaklaşmak için değil, kendimden biraz uzaklaşmak için söylemek istedim. Çünkü kendi iç dünyamdan ve hayatımdan biraz sıkıldım. Başka renklere ve dünyalara ait şeyler duymaya ihtiyacım var.

Müziğinizdeki duruluğa bakacak olursak, günlük hayatınızda sakin ve melankolik biri olduğunuzu çıkarabilir miyiz?

Hayatın tüm karmaşası içinde herşeye rağmen sakin kalmaya çalışıyorum. Melankoli ise herkes gibi beni de zaman zaman etkisi altına alsa da asıl teslim olduğum şey hayalperest hallerim. Her şeye rağmen kalbimi temiz tutmak için buna ihtiyacım var demek ki. Başka türlü nasıl umut edebilir ki insan? Tüm bunlar da sese yansıyordur. Saf insan sesini, abartısız duru yorumlamaya çalışmak hiç de kolay bir şey değil çünkü. Duru bir ifadeyle şarkı söylemek az cümleyle çok şey anlatmaya çalışmak gibi bir şey.

Olumlu, olumsuz herşey duygularımı uyarıyor...

Cazı size sevdiren isimler arasında kimleri sayarsınız?

Cazla tanışmam radyo sayesindedir. Öğrenciliğimde ders çalışırken ilk dinlediğim isimler Nat King Cole, Ella Fitzgerald, John Coltrane ve Miles Davis olmuştur. Sonrasında ise tabii merak ettikçe yeni isimlerle tanıştım.

Diyelim bir pop yıldızını caz albümünde hayal etseniz en çok kimin yorumu sizi heyecanlandırırdı?

Caza yıllarca emek harcayan öyle kıymetli isimler varken ve yaptıkları her yeni albümde heyecanım  kat be kat artarken aklıma bir pop yıldızı ne yazık ki gelmedi şu an. Yine de, her yaratıcı ve özgün işin sonunda mutlaka güzel sonuçlar alınabilir. Bu konuda yeni şeylere açık olmalıyız. Fakat şunun da altını çizmek gerekir ki caz müziği kendi içinde bir tavrı barındırır. Gerek hayata, gerekse yaptığı müzik ile bir meydan okumadır aynı zamanda. Beğenilmek, kendini sevdirmek için çaba harcamaz; buna ihtiyacı yoktur çünkü. O yüzden kendini ifade ederken özgürdür. Bu bakımdan popüler kalıpların içine nasıl sığar ve ne kadar cazın ruhunu taşır onu da ayrıca düşünmek gerekir.

Şarkı yazarı kimliğinize dönecek olursak, özellikle hangi duygularla yeni bir şarkı yazmak için ilham geliyor?

Güzel haberler almayalı öyle çok oldu ki. İçimiz dışımız acıyla dolu. Gülmeyi unutan, eğlencesi kaçan insanlara dönüştük. Verdiğimiz onca kayıp üzerine ya tekrar hatırlamak isteyeceğim güzel anlar ya da üzüntüden gözyaşlarımı tutamadığımı unutmak için yazmak geliyor içimden. Olumlu ve olumsuz her şey bir bütün olarak duygularımı uyarıyor.

Son olarak yeni albüm ve konserlerle birlikte sırada neler var?

Önümüzdeki aylarda yoğun bir konser trafiği var. "Başka Türlü Bir Şey" için yeni bir klip daha var gündemimizde. Baharla birlikte konser mekanlarında daha çok yer almayı diliyoruz.

Okunma 631 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 09 Mart 2016 05:53
Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Hale Sarar

Caz müziğine olan tutkusu hayatında ayrı bir yere sahiptir. Caza gönül vermiş günümüz kadınlarının sesini duyurmak için çalışmalarına devam etmektedir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Layouts
Colors