Kayıt Ol

Carmen Lundy ile Söyleşi

Çarşamba, 18 Kasım 2015 17:19 Caz Sanatçıları
(0 oy)

"Cazın kadın olduğuna inanıyorum."

Caza ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Caza onaltı yaşındayken, lisede aşık oldum. Beni bir çok eşlikçi ve büyük caz ustalarıyla tanıştırdılar. Onlarla tanışmam bana ilham verdi ve onları dinledikçe caza ilgim daha da arttı.

Sesiniz Ella Fitzgerald, Sarah Vaughan ve Aretha Franklin`e benzetiliyor, acaba bu büyük isimlerle tanıştınız mı? Birlikte söyleme fırsatınız oldu mu?

Çok uzun yıllar evvel Ella Fitzgerald ile konser sonrası kuliste tanışmıştım. Sarah Voughan`la da tanıştım, performansını defalarca izleme imkanı buldum. Ayrıca, Carmen McRae, Betty Carter ve Shirley Horn`la da tanıştım. Hepsinden de ayrı ayrı etkilenip ilham aldım ve hepsi de beni yüreklendiren desteklerini eksik etmediler ama hayır, birlikte şarkı söylemedik.

Yüze yakın belki daha fazla besteniz var, beste yapma motivasyonlarınızdan bahseder misiniz?

Müzik yapmayı seviyorum ve çok eğleniyorum, bana sevinç veriyor. Hayatım boyunca müzik öğrendim ve müzik yazmayı keşfederken karakterimin, özgünlüğümün, kişisel ifademin de uzantısı ortaya çıkıyor. İşte, bütün bunları yaparken ortaya çıkan bu özellikler beni motive ediyor.

Bir de ressam yanınız var. Şarkılarınızdaki serbestliği ve farklı yorumlarınızın resimlerinize yansıdığını düşünüyorum. Resimleriniz New York’ta The Jazz Gallery’de (Soho), The Jazz Bakery ve Los Angeles’ta The Madrid Theater’da sergilendi. Resme ne zaman başladınız ve özel bir tema üzerine mi çalışıyorsunuz?

Resme doksanların başında başladım. Kolleksiyonculuğu seviyorum ve fark ettim ki, görüp beğendiğim birçok eser satın almak için çok pahalıydı. Kendi orijinal sanatımı yapmayı istedim ve denedim. Evet, bunun sonucunda da bahsettiğiniz yerlerde resimlerim sergilendi. “Çocukluk anılarımı boyamak” fikri benim ilham kaynağım oldu diyebilirim. Bu konuda kendi kendimi eğittim.

Resim mi müzik mi diye sormayacağım ama birbirlerini etkilediğini düşünüyorum. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz. Müziğe ağırlık verdiğiniz kadar resimlere de aynı ağırlığı verebiliyor musunuz?

Resim beni tüm dünyadan alır götürür. Öyle ki, gerçekten dünyadan koparım. Evde stüdyomda çalışıyorum, ne zaman biraz boş bir zamanım olsa hemen resme sarılırım ya da işlerim arasında rahatlamak istediğimde resim yapmayı seviyorum. Hem beni rahatlatan bir yanı var hem de müziklerime ilham oluyor. Birbirinden etkilendikleri bir gerçek tabii.

Bu çok yönlü kişiliğiniz arasında aktristliğiniz de var demiştik. Bildiğim kadarıyla Billie Holiday’ın hayatını konu alan bir oyunda yer aldınız.

Evet, oyun Lawrence Holder tarafından yazılmıştı. Bazı oyunculuk deneyimlerim oldu tabii. Billie Holiday çok sevdiğim ve etkilendiğim biridir. Bir de, yenilerde ileriye dönük heyecanla beklediğim, Farah Jasmine Griffith’in yazdığı muhteşem besteci ve piyanist Marry Lou Williams’ı anlatan oyunu The John F. Kennedy Center for The Performing Arts’ta sahneleyeceğim. (Bu konuyla ilgili olarak Carmen Lundy’in, Mary Lou Williams’a dair verdiği bir röportajı yakında paylaşıyor olacağız)

Peki, ya aktivist tarafınız, var mı? Nina Simone ya da Anjelique Kidjo gibi…

Sosyal içerikli bir kaç şarkı yazdım ama bu anlamda kendimi bir aktivist olarak görmüyorum.

Son albümünüzden, albümün oluşumundaki etkiler ve yer verdiğiniz parçalardan bahsedecek olursak ne dersiniz?

Zanaatim için sürekli çalışıyorum. Bazen o anda fikirler geliyor aklıma, düşüncelerden, insanlarla olan ilikşilerimizden. Bir çok meşhur şarkıdan ve benim favorim diyebileceğim müzisyenlerden olursan bir kayıt yapmak istiyordum. Geçmişin ayak izleriyle onların ruhlarının bir birleşimi oldu adeta diyebilirim. "Soul to soul" bunu anlatan bir albüm.

Performans sırasında sizi heyecanlandıran şeyler var mıdır?

Evet var. İyi ve değerli müzisyenlerle birlikte çalmak ve takdir eden yani, bizim müziğimizi anlayan izleyici karşıdında olmak heyecan verici.

Söylediğiniz şarkıların nasıl seçiyorsunuz?

Bu, benim o an ne hissettiğimle alakalı. Bazen ilgimi çeken şeyleri insanlarla paylaşmayı seviyorum ve insanlara aşina gelen şarkıları da seçmeye çalışıyorum.

Sahneye çıkmadan önce çalışır mısınız?

Evet ısınmak için çalışırım ama çok değil çünkü sahneye çıkmadan evvel gereksiz yere sesimi strese sokmak istemem.

Evet, şimdi cazda kadın konusuna geçmek istiyorum. Jazz Dergisi için caz müziğinde kadınları konu alan bir araştırma ve yazı dizisi sürdürüyorum. Dizinin ilk sayısında yer verdiğim isimler arasındaydınız. Size göre cazda kadının yeri ve önemi üzerine bir şeyler söylemenizi istesem (biliyorum geniş kapsamlı bir konu ama bunu sizin birinden öğrenmek çok değerli)

Kadının cazda yeri çok önemli. Ben, cazın kadın olduğuna inanıyorum. Çok kısa oldu belki ama özeti bu.

Kadınların ağırlıklı olarak vokalist olmaları, enstrümanla ilgilerinin sınırlı olması… ancak günümüzde bu sınırların hayli değiştiğini görüyoruz. Enstrümanlarında çok başarılı kadınlar var mesela Terry Lyne Carrington, Esperanza Spalding vs. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu sadece gençlerle ilgili değil, müziğin gerçeğiyle ilgili. Söz ettiğiniz sanatçıların hepsi enstrümanlarında çok iyiler. Bizim onları nereye koyduğumuz ve onlara verdiğimiz değerle ilgili olabilir.

Favori kadın sanatçınız kim?

Billie Holiday

Festivalden söz edelim... İzleyiciyi nasıl buldunuz?

Sıcak, dostça, pozitif, her türlü müziğe karşı açık ve müziklerin hakkını veren bir dinleyici olması son derece mutluluk verciydi. Böyle hissetmiştim o akşam.

Türk cazını dinleme fırsatınız oldu mu? Bir proje gelse Türk müzisyenlerle çalışmayı düşünür müsünüz?

Hayır henüz olmadı ancak yıllar evvel Helsinki’de bir konser vermiştim ve piyanistim bir Türktü. İsmini şu an hatırlayamıyorum ama harikaydı.(Okurlara buradan sorayım, bu piyanist kim bilen var mı?)

Son sorum, kimlerden ilham alıyorsunuz, kahramanınız kim ve neden diye sorsam?

Çocuklar ve geçlerden ilham alıyorum ve annem her zaman için benim kahramanım olmuştur, öyle de kalacak...

Bu güzel sohbete vakit ayırabildiğiniz samimi cevaplarınız için Cazkolik adına teşekkür ederim. Sizi İstanbul’da yeniden görmek ve ağırlamaktan mutlu olacağımızı bilmenizi isterim.

Ben de sizlere çok teşekkür ederim ve en yakın gelecekte tekrar İstanbul’da olmayı heyecanla bekliyorum.

Okunma 960 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 18 Kasım 2015 17:24
Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Hüseyin Gürpınar

Nefesli müzik aletleri ile ilgilenmektedir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Layouts
Colors