Kayıt Ol

Kerem Görsev ile Söyleşi

Cuma, 16 Ekim 2015 04:50 Caz Sanatçıları
(0 oy)

"Yaşadığım her şey hayata ve müziğe bakış açımı olgunlaştırıyor, dinginliğe daha çok yaklaştığımı hissediyorum."

Ernie Watts ile işbirliğinde verimli bir yıl geçirdin. Önce "Emirgan" albümü, sonra turne ve şimdi yeni bir albüm daha "Four Days" ve yine Ernie Watts`la çaldın. Şimdiye kadar dünyaca ünlü bir çok caz müzisyeniyle çaldın, senin açından, Ernie Watts`ı diğerlerinden ayıran özellikleri nedir?

Son albümüm "Four Days"i kaydedene kadar Ernie Watts 1532 kayıt yapmıştı. Quincy Jones beş sene stüdyoya kapatmış yüzlerce film müzikleri, plak kayıtları yapmışlar. Ben de yıllardır hayranlıkla dinlerdim. İlk çalışmamız London Philharmonic ile "Therapy" albümünde oldu. Kendisi gerçek bir profesyonel, harika bir insan ve olağanüstü bir müzisyen. Ben Ferit (Odman) ve Kağan (Yıldız) için okul eğitiminden değerli. Hem çalışıp hem de öğreniyoruz. Yaptığımız her turneden sonra o sihirli mutlulukla on-onbeş gün hayaller dünyasında yaşıyorum.

Yaşadıkların bestelerinde yansımasını buluyor, hayatını bestelerin üzerinden dahi takip etmek mümkün, "Emirgan" albümün özelinde merak ettiğim olgunluk çağında bir müzisyen ve bestecisin geriye doğru baktığında önem verdiğin şeylerde ne gibi değişiklikler oldu?

1994 yılında Hands & Lips albümünden sonra günümüze kadar dünyanın ekolojik ve sosyal yaşantısında çok değişiklikler oldu. Son yirmi yıldaki Türkiye ve İstanbul`daki değişim bile film şeridi gibi gözümün önünden geçerken yaşadığımız her türlü aksiyon benim hayata ve müziğe bakış açımı olgunlaştırıyor. Son zamanlardaki kayıtlarımda her açıdan dinginliğe daha çok yaklaştığımı hissediyorum. Tam olarak olgunlaştığımı söyleyemem, hayallerime ulaşmam için daha zamana ihtiyacım var.

"Emirgân" ve "Four Days" her ikisinde de solist olarak Ernie Watts var, konsept olarak birbirlerinin devamı albümler gibi algılanabilir ama işin aslı öyle değil, albümdeki besteleri birbirinden ayıran farklar neler?

"Emirgân" ve yeni çıkacak "Four Days" albümleri Ernie, Ferit, Kağan ve ben aynı tavırda aynı stüdyoda (Babajım) ve turnenin sonunda ısınmış olarak neşe içinde girip dört-beş saatte bitirdiğimiz kayıtlar oldu. Tek fark "Four Days"deki bestelerim 1994-1997 yılları arasında bestelediğim ve eski albümlerimde kullandığım parçalarımı yeni yorumlarla daha iyi hissederek, Ernie Watts`ın büyük müzikal katkıları ve Kağan Yıldız & Ferit Odman`ın harika solo ve eşlikleri ile kaydettik, fark sanırım bu oldu.

"Therapy" gibi, "To Bill Evans" gibi büyük prodüksüyonlara hazırlanmak daha uzun hazırlık süreci gerektiriyor, daha büyük bütçe istiyor, şimdi yine bir büyük projeye daha hazırlanıyorsun, bu albümlerin konseptine ve hangi orkestrayla, hangi aranjörle çalışacağına nasıl karar veriyorsun? Ve tabii bütçe… Türkiye`de artık bir albüme sponsor bulmak nerdeyse imkansız, bu sorunu nasıl aşıyorsun?

"November in St Petersburg", "Therapy" ve "To Bill Evans" bu üç albüm benim çocukluğumdan bugünlere kadar dinlediğim efsane aranjörler, büyük orkestralar ve müzisyenleri takip edip yapmak istediğim projelerdi. Tabii ki bunlar büyük emek ve zaman, doğru kararlar, inandığın ve sevdiğin müzisyenlerle bir araya gelip sonra da orkestrayı ayarlayıp, parçaları aranjöre verip (Alan Broadbend ve Kamil Özler) sonra gelen notaları sakin ve temiz bir şekilde çalışıp kayıt yapmak. Sponsordan hiç bahsetmek istemem. Reddedilmek, anlaşılmamaktan dolayı hepsini kendi imkanlarımla yapıyorum. Gerçekten çok zor bir iş desteksiz halletmek ama sizi anlamayan bir kurum yöneticisine veya anlayıp da elinden birşey gelemeyen insanlarla uğraşmaktan bıktım ve yoruldum. Ben ve benim gibi düşünen pek çok müzisyen var Türkiye de destek ise yok gibi. Ama yine de hepimiz yaptığımız müzikleri cazseverlerle paylaşmaktan dolayı çok mutluyuz.

25. Akbank Caz Festivali hepimizin hayatının çok önemli bir parçası, hepimiz festivalle büyüdük, şimdiye kadar festivalde kaç konser verdin? ve illa ki aralarından birinin diğerlerinden önemi daha farklıdır, var mı böyle bir konser? ve tabii bu konserde yeni albümünden müzikleri dinleme imkanı bulacak mı cazseverler?

Akbank Caz Festivali`nde ilk olarak Eric Revis ile duo çalmıştık. Piyano & kontrabas, 1997 yılıydı, galiba 6. Akbank Caz Festivali. Sonraki yıllarda kendi projelerimle defalarca katıldım. İstanbul Caz Festivali gibi dünya müzisyelerini davet edip büyük bir misyon edindiler ve devam ediyor. Rahmetli Hamit Belli bu festivalin kurulmasında destek olmuştur. Ahmet ve Mehmet Uluğ kardeşler, Cem Yegül yirmi beşinci senesinde aynı disiplin ve müzikalite ile devam ediyor. Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan Mehmet Uluğ huzur içinde uyusun. Herşey iyi gidiyor...

Benim en hayıflandığım şeylerden biri Türkiye`de elli yaşın üstünde aktif müzik yapan, albüm yayınlayan, konser veren fazla caz müzisyeni olmazdı oysa Amerika`ya, Avrupa`ya bak seksenlerinde bir dolu adam ülke ülke dolaşıyor ama senin kuşağınla birlikte bu durum yavaş yavaş değişiyor, bu aynı zamanda bir nesil birikimini bir sonraki nesle aktarıyor demek. Bu konuda senin tespitlerin önemli, mesela o yaşlara geldiğinde hala çalmaya devam etmeyi düşünüyorsun umarım.

Elim ayağım tutana, aklım yerinde olmayana kadar piyanomu çalacağım. Piyano sevgim başka bir duygu tarifsiz hele swing etmek harika. Süpürgelerle bir balad çalmak, büyük orkestralarla konser vermek CD yapmak bunlardan aldığım haz anlatılmaz. Herkes emekliliğini düşünüyor daha rahat yaşam imkanlarını, haklılar. Ben yaşlandığımda benden yirmişer yaş genç Kağan & Ferit ile destek görerek çalmayı hedefliyorum. İşte benim emeklilik ikramiyelerim Drums & Bass.

Okunma 1021 defa Son Düzenlenme Cuma, 16 Ekim 2015 04:58
Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Layouts
Colors